fbpx

Rengin ve Kültürün Egzotik Dünyası: Marakeş

Fas gökyüzünün derin maviliğinin altında, mistik ve modern bir dünyanın kapılarını açan Marakeş, Kuzey Afrika’nın büyüleyici şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kırmızı kumtaşından yapılan binalarıyla Marakeş, tarih, kültür ve eşsiz mimarisiyle adeta yaşayan bir gelenek. 1000 yıllık geçmişiyle canlı bir metropol olarak hem ülke içi hem ülke dışından ziyaretçilerini kabul etmeye devam eden bu ‘Kızıl Şehir’, sayısız hazineye ev sahipliği yapıyor. Rotanızı portakal çiçeği ve baharat kokularıyla çevrili mistik bir auraya sizi ortak edecek sıradışı bir karşılaşmaya çevirmek istiyorsanız Marakeş, yurtdışı deneyim turları listenizde ilk sıraları alabilir. Renklerin binbir tonuyla sarılı bu büyüleyici atmosferi Five and More Travel ile lüks bir deneyime çevirmeye hazır mısınız? 

Kızıl Şehir’in Tarihi Geçmişi

Zamanın antik ve çağdaş arasında geçtiği mekanlarla yaşayan Marakeş, kültür, sanat ve tarihle dolu sokaklarıyla güçlü bir geçmişin izlerini taşıyor. Arap kültürü, Berberi tarihi ve şehre hakim olan Fransız dili, şehri her yönüyle renkli hale getiriyor. Güçlü bir imparatorluğun ruhunu yansıtan Marakeş’te dolambaçlı sokakları ile Medina, modern mimarilerin arasında uzanan devasa palmiye ağaçlarıyla Gueliz ve bir düzine deveyle çevrili Palmeraie vahası sizi bekliyor.

Marakeş, 1062 yılında Almoravid kralı Yusuf ibn Tashfin tarafından kuruldu. Berberi dilindeki ‘Amur(n) Akush’ kelimesinden türediği düşünülen şehrin adı ‘Tanrı’nın Ülkesi’ anlamına geliyor. 1122-1123 yıllarında Ali ibn Yusuf döneminde inşa edilen, kumtaşından yapılan binaları Marakeş’in aynı zamanda ‘Kızıl Şehir’ olarak anılmasına neden oldu. Tarih boyunca önemli bir siyasi, ekonomik ve kültürel merkez olan bu şehir, Almoravids, Almohads ve Saadians dahil olmak üzere Fas’ın büyük hanedanlıklarına başkentlik yaptı. Her bir hanedan, şehrin mimarisi, kültürü ve kimliği üzerinde kalıcı izler bıraktı. Şehrin hemen hemen her noktasında karşılaşılabilecek kendine has renklere ve desenlere sahip yapıları, ev sahipliğini yaptığı Arap, Berberi ve Fransız kültürlerinin mozaiğini yansıtıyor. Bu eşsiz kültürel kaynaşma şehri, modernliği kucaklarken geçmişini yansıtacak canlı, dinamik bir yer haline getiriyor. 

Marakeş aynı zamanda önemli bir dünya mirası merkezi. 1985 yılında Medina bölgesi, iyi korunmuş tarihi mimarisi ve canlı kültürel yaşamı nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerini alıyor. UNESCO listesine alınan bir diğer tarihi merkez ise Câmiü’l-Fenâ olarak bilinen meydan. Şehrin kalbinde yer alan bu meydan geleneksel faaliyetlere tanık olabileceğiniz, müzisyenlerden yılan oynatıcılarına kadar oldukça dinamik bir turistik alan olarak ziyarete sunuluyor.

Şehrin Gizli Hazineleri

Otantik sokaklarının altında ve kalabalık çarşılarının ötesinde, alışılmışın dışına çıkmaya cesaret edenleri bekleyen Marakeş, iyi korunmuş mirasıyla öne çıkıyor. Özellikle tarihten ve kültürlerarası etkileşimden ilham alan bu hazinelerden biri, Fransızlar tarafından kurulan Gueliz bölgesi. Fas ve Avrupa etkilerinin karışımını sergileyen Gueliz, art deco binaları, geniş bulvarları ve lüks mağazalarıyla biliniyor. Medina’ya kıyasla daha sakin ve huzurlu bir atmosfere sahip olan bu bölgede şehrin sofistike zevklerini temsil eden birçok hazine gizli.  

Majorelle Bahçesi

Şehrin kalbinde yer alan Majorelle Bahçesi, eşsiz bir deneyim sunan huzur ve güzellik vahası olarak varlığını koruyor. Fransız ressam Jacques Majorelle tarafından tasarlanan bu bahçeler, efsanevi moda tasarımcısı Yves Saint Laurent’in Fas tutkusunu yansıtan yemyeşil bir sığınak. Saint Laurent tarafından restore edilerek eski ihtişamına kavuşturulan bahçeler, günümüzde Marakeş’in özgün ruhunu ve dingin ortamını bir araya getiriyor. ‘Majorelle mavisi’ olarak bilinen kobalt mavisiyle bütünleşen mimarisi, onlarca çeşit yemyeşil bitkiyle kontrast oluşturarak duyuları büyüleyen bir görsel başyapıt haline geliyor. Bahçeler yalnızca Saint Laurent’in mirasının bir kanıtı olarak değil, çalışmalarına hayran olanlar için bir ziyaret yeri olarak da hizmet veriyor, modanın en ikonik figürlerinden birinin yaratıcı dehasına benzersiz bir bakış açısı sunuyor.

Musée Yves Saint Laurent

Yves Saint Laurent’in kreasyonlarını sergileyen, detaylara gösterilen özen ve güzellik tutkusuyla tasarlanan bir mimari harikası YSL Müzesi, sanatçının büyük ilham mabedi Marakeş’e ve tasarım dünyasına seçkin bir davet veriyor. 20. yüzyılın en etkili moda dehalarından biri olan Saint Laurent’in yaşamına ve mirasına anıtsal bir saygı duruşu niteliğindeki müze, Fas kültürünü lüks zevklerle harmanlıyor. Kadınlar için devrim niteliğindeki smokin ceketlerden Marakeş’in canlılığını ve cesur renklerini yansıtan zengin, ilham verici tasarımlara kadar her parça bir hikaye anlatıyor. Modanın yanı sıra ilhamın özünü yakalayan dokusuyla Marakeş, moda endüstrisi üzerindeki  silinmez etkisini YSL Müzesi ile yaşatıyor. Müzeye yapacağınız ziyaret bir gezinti olmaktan çok haute couture dünyasına doğru ilham verici ve butik bir yolculuk. 

Bahia Palace

Fas ve İslam işçiliğini özünü zirveye taşımak adına tasarlanmış bir saray olan Bahia Palace, adeta şehrin mücevheri. 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen bu saray, Fas çinisi ile süslenmiş avluları, sedir ağaçlarıyla hayat bulan tavanlarıyla ihtişamın ve zanaatkârlığın kusursuz bir örneğini sunuyor. Geniş avluları, görkemli bahçeleri ve kültüre özgü işlemelerle dekore edilmiş odalarıyla bu enfes saray, Fas kraliyet yaşamının ve işçiliğinin önemli bir örneği. Sarayın mimarisi, İslami ve Fas stillerinin uyumlu bir karışımını temsil ediyor; el oyması sedir ağacı tavanlardan zellige döşemeli zeminlere kadar her ayrıntı, zanaatkarların becerisini gözler önüne seriyor.

Lüks Zarafetin Bir Numaralı Örneği: La Mamounia

Marakeş’in misafirperverliği ve mutfak sahnesinin başında adeta bir mücevher olarak parlayan La Mamounia, zarafet ve beş yıldızlı hizmet anlayışını somutlaştırıyor. Butik tatil deneyimlerini unutulmaz lezzetlerle bir araya getiren La Mamounia, bir otelden çok daha fazlası. Otel, 1923 yılında mimarlar Henri Prost ve Antoine Marchisio tarafından Sultan Muhammed bin Abdullah’ın 18. yüzyılda oğlu Moulay Mamoun’a verdiği 15 hektarlık saray ve bahçe üzerinde tasarlandı. Tarihte bir dönem Kraliyet Sarayı olarak hizmet veren bu kutsal mimari yapı, zamanla zarafetiyle ünlü bir lüks otel halini alıyor. Kralın sarayından gelen bu mirası, konuklarına eşsiz bir tarihi atmosfer sunarak adeta zamanın içinde bir yolculuk yapma fırsatı tanıyor. La Mamounia, sadece bir otel değil, aynı zamanda bu büyülü şehrin tarihine tanıklık eden bir hazine niteliğinde. 

Şehrin antik surları içinde yer alan otel, adını Marakeş’in ihtişamı ve gizeminden alan bir zenginlik vahası. Yıllardır kraliyet ailesi üyeleri ve dünyaca ünlü isimler de dahil olmak üzere sayısız seçkin konuğa ev sahipliği yapan otel, uzun tarihi boyunca dünyanın her köşesinden gelen önemli misafirleri ağırlamaya devam ediyor. 

Fas geleneği ve art deco zarafetinin ustaca harmanlandığı mimarisi ve iç mekanları ile La Mamounia, seçkin damak tadının bir sembolü. Fas mutfağının zenginliğini ödüllü uluslararası lezzetlerle birleştiren bir mutfak yolculuğuna ortak olmanızı mümkün kılıyor, dünya standartlarında bir deneyim ile Fas seyahatinizi mükemmelleştiriyor. Çiçek kokularıyla dolu botanik bir dünyada unutulmaz yolculuklar yaşamaya hazırsanız La Mamounia tüm ihtişamıyla sizleri bekliyor. 

Seçkin Bir Marakeş Deneyimine Hazır Mısınız?

Dünyanın gizli kalmış hazinelerine ev sahipliği yapan Marakeş, yurt dışı butik tur deneyiminizi bir üst basamağa taşıyacak deneyimler vaadediyor. Bu büyülü atmosferi keşfetmek için Five and More Travel, 5 duyunuzu harekete geçirmeye hazır! Şehrin gizemli sokaklarında kaybolmak, sofistike lezzetler tatmak, yaşayan melodileri dinlemek ve rengarenk mimariler arasında butik bir deneyim yaşamaya hazır olun. Yerinizi şimdiden ayırtabilir, Marakeş’in büyülü atmosferini Five and More Travel ile keşfedebilirsiniz. 

Rotalarımız